Ceren İNAN

Ceren İNAN

DÜZENİN YENİ DİŞLİSİ: “SADECE REFERANS” OLUNAN MUKADDES TÜGVA GENÇLİĞİ


TÜGVA belgeleri. Sürekli duyduğumuz, aslında “alıştırılmaya” çalışılan düzenin parçası. Şu an varlığından haberimizin olmadığı onlarca yapılanmanın sadece bir tanesi. Devletin her kademesine öyle ya da böyle giren sızıntılar silsilesi. Devletin en üst kademesinde olmaları, zaten her alanı istila eden bir hükümet olmaları yetmiyor çünkü. Hükümet olsalar dahi sızıntı yapabiliyor, kendilerine kendi içlerinde yapılanma yaratabiliyorlar. Yetmiyor çünkü, doyumsuzluk hissine bile doyumsuzluğu olan emici mekanizmalar. Palazlandırdıkları her bir “vakıf”, cemaat kamu mallarına çökme aracı sadece. Dünyadaki vakitlerini amel defterlerine hoş cümleler eklemek için harcadığını iddia edenler için en değerli ve yaldızlı kelime nepotizm sanırım.

Alıştırılmaya çalışılan derken aslında durumun bu denli sistematik hale gelmesini görüyoruz. Bilmediğimiz onlarca talandan, sızıntıdan sadece bir tanesi diyebilmemiz de bu sistematik üzerine çökme, sahip olma, sahip olamadığını ise yok etme halini tek tek yaşamış olmamızdan geliyor. Şimdi her alandan temizledik dedikleri cemaat yapılanmasını kendileri palazlandırmamış gibi. Bir cemaat gider, bini gelir mantığıyla isimler değişsin çarkımız devam etsin şirketi. Ki iyiden iyiye aile şirketi adayı. Toplumu da getirmek istedikleri nokta olan şaşırmayın dalgasını yaratmak giderek kolaylaşıyor böylece. İnfial yaratması gereken onlarca belge, daha önce göğsünü gere gere Gülen cemaatini savunan Mehmet Metiner kişisi tarafından “Referans olmanın ne mahsuru var. TÜGVA’lı gençler bir yere girmesinler mi? Onlar kaymakam, savcı, genel müdür olmasınlar mı? “diyerek pişkince savunulabiliyor. Çocukların istismar edildiği Ensar Vakfı’nı can hıraş savunan, mecliste bunu da nasıl atlattık bak diye tebrik kuyruğu yapanların TÜGVA belgelerini savunmasına da şaşırmıyoruz mesela. Binlerce üniversitelinin sokakta kaldığı, okullarını bırakmak zorunda kalanların dahi olduğu ülkede Akp döneminde 40’a yakın taşınmazın İBB tarafından TÜRGEV, TÜGVA ve Ensar’a peşkeş çekildiği ortaya çıkınca böyle bir şey nasıl olur, nasıl yapılır diyemiyor kimse. Nasıl yapıldığını biliyoruz çünkü. Ama hakkını vermek lazım TÜGVA’nın yöneticilerini Kim Milyoner Olmak İster? yarışmasına sokup gelir elde etmek şaşırttı doğrusu. Sorulara doğru cevaplar vererek bir şeyleri kazanmak ya da başarmak pek huyları değildir çünkü biliriz. Tabii büyük ihtimalle orada da örnek alınan gazetecilerin sorduğu soruları önceden tane tane yazıp kağıttan okuyarak cevaplayan 12. Cumhurbaşkanı olsa gerek.

Kamu kaynaklarını sınırsızca tüketen, aldığı payla 81 ilde göz göre göre teşkilatlanma kuran vakfın temsilcilerinin bir kısmı ise zaten hali hazırda sömürdükleri kamusal alanın memuru. İktidar da benim, devlet de benim eğer bir şey dibine kadar soyulacak, talan edilecekse onu da ben yaparım diyorlar nasıl olsa. Her alanda kazan kazan anlayışı. İstila ettikleri her alanda çalınan, hiç edilen her bir kuruşun bedelini canlarımızdan, hayatlarımızdan çıkarıyorlar. Atanamayan her bir öğretmenden, kalacak yer yurt bulamayan her bir öğrenciden, asgari ücretle geçinmeye çalışan, sabah karanlığında işe gidip gün görmeden güneş batınca çıkan her bir işçiden, tek tek kepenk kapatan esnaftan, pandemide tükeniyoruz diyen sağlık emekçilerinden çıkarıyorlar.

Atanamadığı için fabrikada çalışmaya başlayan, pistonlara sıkışarak ölen - öldürülen - Hasan öğretmenden çıkardılar. 25 yaşında atanamadığı için intihar eden, arkasından kesin ateist neyse Chp’den bir oy eksildi denilen Merve Çavdar’dan çıkardılar. Okul harçlığı için Torunlar İnşaat’ta çalışırken 9 işçi arkadaşıyla asansörün düşmesiyle ölen Hıdır Ali Genç’ten çıkardılar. Bu isimlerin hiçbiri hayatını kaybetmedi öldürüldüler. Onların geleceği TÜGVA’lı gençler bir yere gelmesin mi, ne var bunda diyenler tarafından çalındı. Ayın sonunu getiremediğimiz her bir gün, kirayı nasıl öderim, marketten kalp krizi geçirmeden nasıl çıkarım diye düşündüğümüz her bir gün onlar tarafından çalındı.

TÜGVA haberlerine erişim engeli getiren hakimin TÜGVA kadrosundan hakim olmuş olması kadar gerçek her şey. Bundan daha iyi anlatan bir durum da yok bizi öldüren bu düzeni. Tanıyoruz faillerimizi, tanıyoruz hayatlarımızı gasp edenleri. Çarkın dişlisi bozulana, düzen değişene, saltanat yıkılana dek. Akıntıya karşı.



ARŞİV YAZILAR