MERSİN’İN HER ALANI MORA BOYANACAK: 25 KASIM’DA SOKAKLARA!

MERSİN’İN HER ALANI MORA BOYANACAK: 25 KASIM’DA SOKAKLARA! mansetci.com

Mirabel kardeşlerin 1960 yılında yaktıkları isyan ateşini taşıyan Mersinli kadınlar, 12-27 Kasım arasında bir dizi etkinliğin yanı sıra, “Erkek Devlet Şiddetine Karşı Özsavunmaya, 25 Kasım’da Sokaklara!” çağrısı yaptı.


AYŞENUR ÖNAL

Mersin Kadın Platformu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesi çağrıya çıktı. Bir dizi etkinlikle 25 Kasım’da sokaklara akın edecek olan kadınlar, “Erkek Devlet Şiddetine Karşı Özsavunmaya, 25 Kasım’da Sokaklara!” diye çağrı yaptılar.

Konuyla ilgili basın açıklaması yaparak 1960 yılında Mirabel kardeşlerin yaktığı isyan ateşini Mersin’de de taşıyacak olan kadınlar, 12 Kasım’dan 27 Kasım’a kadar yapacakları bir dizi etkinlikleri duyurdular.

Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Zeynep Benli “Erkek Devlet Şiddetine Karşı Özsavunmaya, 25 Kasım’da Sokaklara! Bizler her sene olduğu gibi bu sene de 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde tüm isyan ve mücadelemizle alanlarda, sokaklarda, meydanlarda olmaya devam ediyoruz” dedi.

“GÜCÜMÜZÜ DAYANIŞMAMIZDAN ALIYORUZ”

Erkek devlet şiddetine karşı seslerini sokaklarda yükselttiklerini söyleyen Benli, “Ataerkil sistemin, devletin, hanelerimiz içindeki şiddet sarmallarının, erkek adalet sisteminin, tecavüzün, istismarın, LGBTİQ+ fobinin her geçen gün en yakıcı haliyle karşımıza çıktığı günlerde gücümüzü dayanışmamızdan alıyoruz.

1960’dan, Mirabel kardeşlerden beri devam eden bu mücadele bugün ülkenin dört bir yanında şiddetle, eşitsizlikle, adaletsizlikle, yoksullukla baş etmeye çalışan tüm kadınlarca yürütülmeye devam ediyor. Sadece Ekim ayı şiddet çetelesinde 14’ü şüpheli olmak üzere 23 kadın katliamı var. Failler ise kadınların en yakınında, hanesinde olanlar. İktidarının kadın ve LGBTİQ+ düşmanı politikaları, patriyarkanın yakıcı yüzünü gösterdikleri cezasızlık sistemi kadın katliamlarını her geçen gün tırmandırırken, teşvik ederken kendi hayatını kurtarmak için özsavunma uygulayan Çilem onlarca yıl hapis cezası ile cezalandırılıyor. Özsavunma yaptığı için cezalandırılan her bir kadın aslında bizzat bu sistem tarafından şiddetle burun buruna yaşayan diğer kadınlar için tehditvari bir emsal olarak kullanılıyor. Şiddet ise bütün bunlarla birlikte tehdit olmaya devam ediyor” sözlerine yer verdi.

Benli konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Erkek devletin itaat altına almak istediği ve bunun için tüm baskı ve zor araçlarını üzerinde kullandığı kadınlar ve LGBTİQ+lar bir yandan şiddet ile mücadele ederken bir yandan da ekonomik krizin getirdiği tüm koşullarla yaşamaya çalışıyor. Hayatın tüm alanlarından koparılmak istendiğimiz her gün bir kez daha olduğumu her yerden eşitlik, özgürlük ve yaşam taleplerimizi yükseltiyoruz.

“12. CUMHURBAŞKANI KARŞISINDA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ BİZİZ DİYEREK DURUYORUZ”

En temel hak taleplerinin bile terörizm ile damgalandığı, kadın ve LGBTiQ+ların, sivil toplum örgütlerinin baskı altında olduğu, gazetecilerin, siyasetçilerin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının bile düşüncelerinden dolay tutuklandığı, kadın örgütlerinin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin bile kayyumla baskı altına alındığı, mevcut anayasal hakların bile yok sayıldığı bir dönemde şiddet karşısında susmuyoruz. Karşımıza çıkan tüm şiddet biçimlerine karşı Mirabel Kardeşlerin şiarıyla, isyanıyla duruyoruz. En temel güvencelerimizden olan İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyerek duruyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden bahsetmekten bizleri men edebileceğini düşünen 12. Cumhurbaşkanı karşısında İstanbul Sözleşmesi biziz diyerek duruyoruz.

“BİZLER; İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE SALDIRANLARA KARŞI SESİMİZİ YÜKSELTİYORUZ”

Bizler; ataerkiye ve erkek egemenliğine karşı sesimizi yükseltiyoruz

Bizler; Cinsiyetçiliğe, homofobiye, transfobiye karşı sesimizi yükseltiyoruz.

Bizler; kapitalizme ve emek sömürüsüne karşı sesimizi yükseltiyoruz

Bizler; kadına yönelik erkek şiddetine ve kadın cinayetlerine karşı sesimizi yükseltiyoruz.

Bizler; savaşa ve ırkçılığa karşı sesimizi yükseltiyoruz.

Bizler; İstanbul Sözleşmesi’ne ve 6284 sayılı kanuna saldıranlara karşı sesimizi yükseltiyoruz.

Bizler özsavunmayı cezalandırabileceklerini düşünenlere karşı sesimizi yükseltiyoruz.

Bizler; önümüze barikat kurabileceklerini düşünenlere ve her seferinde yanılanlara karşı sesimizi yükseltiyoruz.”

 

12-27 KASIM ARASINDA KADINLARIN İSYAN SESLERİ YÜKSELİYOR

25 Kasım’ı tüm isyanları ile karşıladıklarını söyleyen Benli, etkinlik takvimini de açıkladı. Etkinlik takvimi şu şekilde:

- 12 – 13 Kasım – ‘Farklıyız Birlikte Güçlüyüz’ Panel / Yedi Renk Derneği

- 13 Kasım Cumartesi – ‘Ekonomik Kriz, Yoksulluğun Kadınlaşması’ Buluşma / Mor Dayanışma

- 17 Kasım – Yenişehir İlçesi Sinevizyon Gösterimi / HDP Kadın Meclisi ve TJA

- 18 Kasım – Toroslar İlçesi Sinevizyon/ Film Gösterimi / HDP Kadın Meclisi ve TJA

- 19 Kasım - Flört Şiddeti ve Duygusal Manipülasyon Atölyesi / Kampüs Cadıları

- 19 Kasım – Tarsus İlçesi Fahrettin Paşa Kadın Buluşması /HDP Kadın Meclisi ve TJA

- 18 -19 – 20 Kasım – Toroslar, Akdeniz ve Tarsus İlçeleri Mahalle Çalışmaları / Mimoza Kadın Derneği

- 20 Kasım Cumartesi – Yenişehir ve Mezitli İlçe Buluşmaları / Mor Dayanışma

- 20 Kasım Cumartesi – Mersin Kadın Platformu Kadın Buluşması / 13.00 – 16.00 Özgür Çocuk Parkı

- 20 Kasım Cumartesi – TİP’li Kadınlar’ın düzenlediği film gösterimi / 19.00 Türkiye İşçi Partisi İl Binası

- 23 Kasım Salı -  Mahpus kadınlara kart yazma / 12.30 İnsan Hakları Derneği Binası

- 25 Kasım Perşembe – 25 Kasım Yürüyüşü / 18.30 Kushimoto Sokağı

- 27 Kasım Cumartesi – SES Mersin Şubesi’nin düzenlediği ‘ Şiddete, Eşitsizliğe ve Yoksulluğa Karşı Çaresiz Değiliz’ Panel / Yenişehir Akademi Salonu